Malta, şövalyeler ülkesi

DikranDülgeryan/ 90

Malta, şövalyeler ülkesi

Uzun zamandır gitmek istediğimMalta’ya17-21 Şubat tarihleri arasında gitmek kısmet oldu. Son derece ekonomik bir uçak bileti ve otel konaklama imkanıyla son zamanlarda yaptığım en ekonomik tatil oldu. Hava 15-16 derece arasında bahar havası gibiydi ve Malta’ya gidecekler için tavsiyem deniz ve dalış için gitmiyorsanız mutlaka bahar aylarını seçin.

1960 yılında bağımsızlığını İngiltere’nin elinden alan Malta’da,İngiliz etkisini görmek mümkün. Trafik soldan akıyor ve İngilizce en çok konuşulan dil. Kendi dilleri olan Maltese dili ise İtalyanca ve Arapça etkisinde kalmış ilginç bir dil.

İlginç mimarisi, son derece güzel doğal plajları, konaklama imkanları ve çok iyi korunmuş tarihi binalarıyla Malta sizi ilk andan itibaren birkaç yüzyıl geriye götürüyor. Dünyadaki en koyuKatolik ülkelerden biriolan Malta’da çok fazla sayıda birbirinden görkemli kilise var. Sokakların sakin olduğu anlarda bilin ki kiliselerde ayin var. Ayin bitiminde sokaklar bir anda Maltalılar tarafından dolduruluyor.

Gelelim tavsiyelerime; Mutlaka SLIEMA şehrinde konaklayın, burası çok merkezi bir yer ve başkent Valetta’ya 1,5 Euro verip deniz otobüsü ile geçmeniz mümkün. Ayrıca tüm tur tekneleri ve otobüslerde buradan kalkıyor. Her yerde pazarlık yapmanız mümkün, Arap kültürü oldukça baskın. Tur otobüslerinde bile 25 Euro teklif edilen ücreti 15 Euro’ya indirmeniz mümkün. Başkent Valetta muhteşem kiliseleri, kafeleri ve müzeleri ile en az 2 gün geçirebileceğiniz bir yer.

Ayrıca üç şehir dedikleri SENGLEA, VITTORIOSAveKALKARA aralarda küçük kayıklarla ulaşım sağlayacağınız ya da yürüyerek ulaşabileceğiniz konumdalar. KALKARA’ya bence geçmeyin gereksiz bir yorgunluk olur.

Pazar günü balık pazarının kurulduğu MARSAXLOKK tipik bir balıkçı köyü. Burada renkli Malta kayıklarını fotoğraflayabilir ve sahilde ki balık lokantalarında keyifli bir yemek yiyebilirsiniz. Tavsiyem Pazar günü gitmemeniz kurulan pazarın turistik bir yanı yok ve çok kalabalık oluyor.

Hafta içi gittiğinizde çok daha fazla keyif alacağınızı düşünüyorum.

Ve MDINA… Beni en çok etkileyen yerlerden SESSİZ ŞEHİR diye de anılan küçük şehir. Burayı ve yakınında ki RABAT’ı mutlaka gezin. MDINA ya girilen kapının solundan ilerlediğinizde çok otantik bir lokanta var orada tipik Malta yemeklerinden tavşan eti yiyebilir ve kaliteli Malta şaraplarından içebilirsiniz.

Biz, GOZO adasına geçmedik zira seyahatimiz süresince bir tam günlük böyle bir geziyi yapmayı uygun görmedik, buraya da otobüs ve tekne ile ya da sadece tekne ile gitmek mümkün.

Daha fazla ayrıntıya girmek istemiyorum, fotoğraflarıma baktığınızda sanıyorum bir fikir sahibi olmanız mümkün. Yaz aylarında deniz yolu ile Sicilya’ya geçmek de mümkün.

Mimarisine hayran olduğum bu şehir  sizleri asırlar öncesine götürecek ve kendinizi bambaşka bir dünyanın ve zaman diliminin içinde bulacaksınız.

Bir başka gezide buluşmak üzere, keyifli seyahatler diliyorum.

About the author

LUYS_Admin

Luys Magazin Gazetesi Ana Hesabıdır.